Hurufu Mukatta Vefki - Şemsül Maarifül Kübradan
Yayınevi: El Yazması Eserler
Hurûf-u Mukattaa Vefki – Şemsü’l-Maârifi’l-Kübrâ’dan
Sevgili okuyucularımız! Ayetler işte bu harflerden, gördüğünüz gibi, oluşmaktadır. Bunu iyi anlamak gerekir ve çevreyi, etrafı ona göre aydınlatmış olur. Bu zikredilen harfler şunlardır: (Elif-Lâm-Mîm), (Elif-Lâm-Râ), (Kâf, Hâ, Yâ, Ayn, Sâd), (Tâ-Hâ), (Tâ-Sîn), (Yâ-Sîn), (Sâd), (Kâf), (Nûn). Kur’an surelerinin başlarındaki bu harflerin Arapça olarak yazılışı şöyledir:
Bu harfleri ilahî düzen sırasıyla gümüşten bir mühür veya yüzük içine, ayın Boğa burcunda bulunduğu bir sırada nakşedip yazan bir kimse, bu yazdığımı üzerinde taşıyacak olursa ne haceti varsa kendisine verileceği gibi, sınırı ve sayısı belli olmayan Allah’ın lütuf ve acayipliklerini görmüş olur, demektedir.
Ebu’l-Hasan el-Harrânî Hazretleri şöyle demektedir: Başlangıçlarında ilim ehlinden bulunan bir zat, bu harflerin zehirlenenler hakkında panzehir olduğunu söylemiştir. Abdurrahman bin Avf’ın yazısına dikkat ettim. Bu harfleri mallarını korumak isteyen kimselere yazıyordu; o kimselerin malları bu yazılarla korunuyordu, diye söz etmiştir.
Yine aynı zat, Allah ondan razı olsun, Affan oğlu Hz. Osman’ın şöyle dua ettiğini bildirmektedir:
“Ey Allah’ım! Muhammed aleyhisselâmı ve ehl-i beytini, Elif-Lâm-Mîm-Sâd, Kâf-Hâ-Yâ-Ayn-Sâd, Hâ-Mîm-Ayn-Sîn-Kâf, Kâf ve’l-Kur’âni’l-Mecîd, Nûn ve’l-kalemi ve mâ yesturûn ayetlerinin başlıkları hürmetine her türlü kaza ve beladan koru Allah’ım.”
Yine Allah’ın rahmeti üzerine olsun, İmam Kemal Dicle Nehri’nde bir deniz vasıtasına bindiği vakit yukarıda zikri geçen sure başlıkları olan harflerle dua ederdi. Kendisine bunun sebebi sorulduğunda şöyle cevap verirdi:
Karada veya denizde bindiğim herhangi bir vasıtaya eşyamı koyduğum zaman, bu sure başlarındaki harfleri (benim ve eşyamın korunması için) okuyunca Cenab-ı Hak nefsimi ve eşyamı her türlü kaza ve beladan korurdu.
Bu harfleri okuyan veya bu harfleri bir kâğıda yazıp malının üzerinde bulunduran yahut üstünde taşıyan bir kimsenin canı ve malı, denizde batıp telef olmaktan kurtulmuş olur, buyurmuşlardır.